Bafra Şehit Erkut Yılmaz MTAL Öğrencileri’nden Fatma Çavuş’un Kabrine Ziyaret

Samsun Turizm Elçisiyim projesi kapsamında Nebiyan gezisi öncesi Şehit Erkut Yılmaz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri Kurtuluş Savaşı kahramanlarımızdan Dağ köylü Fatma Çavuş’u kabrinde ziyaret etti.

Bafra Şehit Erkut Yılmaz MTAL Öğrencileri’nden Fatma Çavuş’un Kabrine Ziyaret

Samsun Turizm Elçisiyim projesi kapsamında Nebiyan gezisi öncesi Şehit Erkut Yılmaz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri Kurtuluş Savaşı kahramanlarımızdan Dağ köylü Fatma Çavuş’u kabrinde ziyaret etti.

Proje Danışmanı Selim Aksar mezarı başında ziyaretçilere Fatma Çavuş’la ilgili bilgiler verdi. Konuşmasında projemizle Samsun’u tanımak ve tanıtmak amacıyla yola çıktık. Tarihimizi ve kültürümüzü tanıyor ve tanıtıyoruz. Bu vesile ile Bafra Belediyesinden temin ettiğimiz araçla Ondokuzmayıs ilçesine bağlı Dağköy mahallesine geldik. Bafra Belediye Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Dağ köylü Fatma Çavuş’u öğrencilerimize yerinde anlatmak istedik. Anadolu’muzun dört biryanında 'Önce Vatan' diyerek vatanını canı pahasına savunan; Nene Hatunlar, Kara Fatmalar, Şerife Bacılar, Halide Edip Adıvar’lar, Samsun Dağ köylü Fatma Çavuşlar ve daha fazla kahramanlarımıza vefa borcumuz var onları unutturmayacağız.

Samsun Yazarlar Derneği Başkanı Ahmet Seven’den alınan bilgiler ışığında Dağ Köyün tarihi geçmişi, ilçenin ilk yerleşim birimlerinden birisi olması, Millî Mücadele yıllarında uğradığı çete baskınlarına karşı kadın çoluk çocuk buna karşı koyarak kahramanlık örneği sergilemesiyle ün yapmıştır. Yıllarca Pontus Devleti hayaliyle yaşayan Rumların Yunanlıların İzmir’i işgaliyle başlattığı saldırı ve baskınlar daha da artmış, bu baskınların gerçekleştiği köylerimizden birisi de Dağ köy olmuştur.

Erkekleri askerlik ve seferberlik görevi için çeşitli cephelere giden köyün savunması kadın çocuk ve yaşlılara kalmıştı. Bunların içerisinde Fatma Yalçın (1897-1963) (Fatma Çavuş) isimli kadın büyük kahramanlık göstermiş, Türk kadını adına adeta destan yazmıştı. Köylüler Fatma Çavuşun öncülüğünde devletin kendilerine verdiği silahlarla ve öğrettiği savunma taktikleriyle çeteleri püskürtmüş bölgeye de örnek olmuştu.

Çocuğu olmayan bu kahraman kadın 3 aylık evli iken eşinin seferberliğe gidip bir daha dönmemesi üzerine vefat edinceye kadar bir daha evlenmemiş, uğruna canını ortaya koyduğu milletinin varlığıyla gurur duyarak Dağ Köy’ de yaşamıştır.

Türk ve Rum köylülerinin birbirleriyle kurdukları dostane komşuluk ilişkilerinin bir anda bozulmasına sebep kuşkusuz Rumların Pontus Devleti hayali olmuştu. Büyük bir gizlilik içerisinde örgütlenen Rumlar ansızın Türk köylerine karşı saldırmaya başlamışlar, önlerine ne gelirse yakıp yıkmışlardı. Beklenmedik bir şekilde ihanete uğrayan Türk Köylerinden birisi de bölgenin tek Türk Köyü olan Dağ köydü. Dağ köyde seferberliğe aynı günde 105 veya 111 kişinin gittiği söylenmektedir.

Fatma Yalçın'ın kahramanca mücadelesi sonrası Gazi M. Kemal Atatürk’ün isteğiyle T.B.M.M tarafından Çavuşluk unvanı verilmek üzere Ankara’ya davet edilmiş ancak günün şartlarında Ankara’ya gidememiştir. Kendisine takdir edilen Çavuşluk unvanını vefat (1963) edinceye kadar onurla taşımıştı. Son nefesine kadar Fatma Çavuş olarak anılmış, çevresi tarafından bu unvanla anılmıştı.

Dağ köyde Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Fatma Çavuş adına anıt heykel yapılmıştır. (2015)

Ziyaretçilere Muhtar Dursun Eğen tarafından mezarı başında Fatma Çavuş hakkında bilgiler verildi. Fatma Çavuş’u tanıdığını söyleyen Dağ köy Mahallesi Muhtarı Dursun Eğen, "Kurtuluş Savaşı'nda burada mücadele vermiş bir kadındı. Köyü korumuş, silahıyla mevzilerde yatmış erkek gibi kadın. 1963 yılında ben askere gidince vefat etti. O zamana kadar köyümüzdeydi, yalnız yaşıyordu. Kendisi komşumuzdu. Mert, cesur bir kadındı. Savaşta annesini eve bırakmış, "gece dışarı çıkma anne" demiş. Annesi de sözünü dinlememiş dışarı çıkmış. Telden geçerken parola diye 3 defa soruyor. Annesi parolayı veremiyor ve annesini düşman diye vuruyor. Anlattığı bir anısında, mevzide ateş ede ede tüfeği alev atıyor, kıpkırmızı olmuş. Yanında su da olmadığı için silahını toprağa sürerek soğutmaya çalışmış. Köy için çok mücadele vermiş. Beyaz bir atı vardı. Ata biner, köyü dolaşırdı. Bir yere gideceği zaman atıyla gider gelirdi. Meşin montu vardı. Mert bir kadındı, çalışkandı. Kahvenin önünde erkeklerle otururdu" dedi.

Ziyaret sonrası Nebiyan bölgesine gidildi. Kahraman gazilerimiz ve şehitlerimizin ruhları şad olsun. 

HABER MERKEZİ

Güncelleme Tarihi: 21 Ekim 2019, 18:12

Hasan Eren

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER